HELESA

Gitar Cafe



***2 Nisan 2008 Çarşamba-21.00 Cadının Bohçası Yola Çıktı (tek kişilik gösteri) Yazan ve oynayan: Esmeray Giriş: 15 YTL ***3 Nisan 2008 Perşembe-21.00 Jazz Guitar Night Donovan Mixon (gitar) ve Ozan Musluoğlu (bas) Konser öncesi Caz Gitar Atölyesi (19.30-20.30) Giriş: 15 YTL ***4 Nisan 2008 Cuma-21.00 A-Da-Ko Aydın Çıracıoğlu (akordeon, vokal), Müge Altınoklu (vokal), Emrah Atalay (vurmalılar), Nazım Can Serbest (gitar), İlter Coşkun (elektrogitar) Giriş: 5 YTL ***5 Nisan 2008 Cumartesi-21.00 Gitar ile Tar Doğan Canku, Arif Azertürk, Yuri Ryadchenko Giriş: 20 YTL ***11 Nisan 2008 Cuma-21.00 Göçebe Şarkılar Hep yollarda, göç halinde olmuş insanların şarkıları Ayça Damgacı (vokal), Hakan Milli (vokal), İnci Sunar (gitar), Özge Metin (keman), Ertuğrul Şentürk (akordeon), Levent Güzel (vurmalılar) Giriş: 12,5 YTL ***12 Nisan 2008 Cumartesi-21.00 Babil Bi Dünya Müzik Onok Bozkurt (gitar, vokal), Sıla Gerbağa (flüt), Sumru Ağıryürüyen (vokal, mandolin), Mikail Yakut (akordeon), Dost Kip (vurmalılar) Giriş: 12,5 YTL ***13 Nisan 2008 Pazar-21.00 Akın Eldes “Başka Türlü” Giriş: 20 YTL ***14 Nisan 2008 Pazartesi-21.00 Murat Usanmaz Quartet “Flamenko-Latin Caz” Çağımız insanının hayal dünyasına enstrümantal bir dokunuş Murat Usanmaz (gitar), Barkın Balık (obua, soprano saksofon), Kağan Yıldız (kontrabas), Ediz Hafızoğlu (davul) Giriş: 15 YTL ***17 Nisan 2008 Perşembe-21.00 Muammer Ketencoğlu (akordeon, vokal), Deniz Ketencoğlu (vokal), Rahmi Göçmen (vurmalılar) Anadolu’dan Balkanlar’a Türküler Giriş: 20 YTL ***18 Nisan 2008 Cuma-21.00 Kafdağı Topluluğu “Kafdağı’ndan Ezgiler” İberya Özkan (vokal, panduri, salamuri, garmon), Mikail Yakut (akordeon), Onok Bozkurt (gitar, panduri, vokal), G. Utku Demir (vokal, panduri), Mücahit Sahancı (vokal), Kenan Yaşar (vokal, panduri), M. Kemal Çokşen (vurmalılar) Giriş: 15 YTL ***21 Nisan 2008 Pazartesi-21.00 Sarp Maden-Eylem Pelit-Turgut Alp Bekoğlu Trio Giriş: 15 YTL ***23 Nisan 2008 Çarşamba-21.00 Klez-mez “Klezmer ve Sefarad ezgileri, Yidiş şarkılar” Bora Gürel (keman), Yuri Ryadchenko (bayan, saksofon), Özlem Gürel (çello, vokal), Sumru Ağıryürüyen (vokal, mandolin) Giriş: 15 YTL ***25 Nisan 2008 Cuma-21.00 Zurap Tarieladze (garmon), Nugzar Partenadze (doli) Kafkas ve Gürcü Ezgileri Giriş: 12,5 YTL ***26 Nisan 2008 Cumartesi-21.00 Helesa Doğu Karadeniz’den Türküler Ayşenur Kolivar (vokal), Barış Dedetaş (kaval, tulum). Birsen Aşık Yaşar (vokal), Deniz Hande Karaman (flüt), Ender Abadoğlu (akordeon), Ekrem Ulaş Doğan (kemençe, tulum), Emine Kolivar (vokal), Eray Çelik (elektrogitar), Fatih Kolivar (bas gitar), Kenan Yaşar (vokal), Murat Özbulut (davul), Onur Dedetaş (vokal, vurmalılar), Sinem Serhan Dedetaş (çello), Muhammet Kömürcü (vokal) ve öncesinde: Büyükanne/Momi (2000, 25 dk) Yönetmen: Özcan Alper; Senaryo: Ö. Alper, Özkan Küçük; Görüntü Yönetmeni: Aleksi Petridi, Ö. Küçük; Kurgu: Ö. Alper, Ö. Küçük; Müzik: Faruk Bucak, Mübin Dünen, Ahmet Tabar, Ersin Çelik; Oyuncular : Nogay Alper, Burcu Ustabaş, Mommed Karaibrahimoğlu, Hatice Yenigül Giriş: 15 YTL

Nisan Programı

    Hakkımızda
 

      HELESA    
 

 

Helesa, etimolojik olarak antik Yunancadaki deniz kelimesinden gelmektedir. Bugün Karadenizde varolan birçok kültür içerisinde hem birlikte çalışmayı hem de paylaşmayı yüksek sesle dile getirmek için kullanılan bir nidadır.  Deniz kadar engin Karadeniz kültürlerini paylaşmanın ifadesi olarak grubumuza bu ismi seçtik.

  Helesa Dans ve Müzik Grubu  olarak yöre kültürlerinin derlenmesi, incelenmesi ve icra edilmesine yönelik çalışmalarımıza 2000 yılında başladık. Yöredeki kültürel zenginliği hakettiği ciddiyetle icra etmeyi hedefleyen grubumuzla, kültürel ve folklorik çalışmalara öncelik vererek üç yıl boyunca yörede derleme çalışması yaptık. Bu üç yıl boyunca grubun sahne çalışmalarını sınırlı tutmamızın ardında da derleme ve araştırma çalışmalarına öncelik vermemiz yatmaktadır. Bu çalışmaları yaparken, bir yandan içinde doğup büyüdüğümüz kültürümüzün içtiğimiz su kadar bize yakın olduğunu ama daha da önemlisi binyıllarla ifade edilen tarihi birikimiyle görünenden, yaşanandan ve hatta düşünülenden çok daha derin ve geniş olduğunu öğrendik. Uzun lafın kısası, Karadenize baktığımızda, aslında binyıllardır buraya akmakta olan derelerin taşıdığı suları gördüğümüzü farkettik. Bu büyük tarihsel birikimin üstünde yüzüp içine dalmamanın büyük bir saygısızlık olacağına kanaat getirdik. Üstelik kültürümüzün ölü ya da müzelik bir kültür olmadığı ve bugün hala yaşatılmaya çalışıldığı gözönüne alındığında kültürümüze yüzeysel bir yaklaşımın sadece tarihe değil bugüne ve geleceğe de büyük bir saygısızlık olacağı gün gibi açıktır. 
  Halen devam etmekte olan derleme ve araştırma çalışmalarımızı sahneye taşımamızın  ana sebebi de budur. Kültürümüzü öğrenmenin, öğrendiklerimizi yaşamamızın ve yaşadıklarımızı paylaşmamızın birbirinden ayrı düşünülmesi de mümkün değildi. Kültürümüzün popülerleşmeye ve medyatikleşmeye başladığı bir döneme denk gelen sahne çalışmalarımızda, yörede  zaten popüler olan türküleri icra etme kolaycılığına kaçmadan, kültürümüzün hakettiği emeği vererek icra etmeye özen gösterdik. Neden daha sık sahneye çıkmadığımızı soranlara, hem gerçekten paylaşmaya değer ürünler üretmenin hem de bunları hakkıyla icra edecek ortamları bulmanın o kadar kolay olmadığını söylemek durumundayız. Bugün Türkçe, Lazca, Hemşince, Pontus Rumcası, Megrelce ve Gürcüce türküler içeren repertuarımızı ve yorumlarımızı geliştirmek konusunda çalışmalarımıza devam ediyoruz